ÖRNEKLE ANLATIM

250.000,00 TL değerinde ve 100.000 kilometrede ki aracınız yolun kenarında park halindeyken başka bir aracın sürtmesi sonucunda bir yanı komple hasara uğruyor. Kaza sonucu aracınızın ön çamurluğu, ön kapısı, arka kapısı ve arka çamurluğunda derin çizik hasarları oluşuyor. Parçaların değişimine gerek olmadığını, onarım boya işçiliği ile hasarın giderilebileceğini varsayalım.


Böyle bir onarımın maliyeti yaklaşık olarak 3.000,00 TL civarında olacaktır. Fakat bu hasar neticesinde aracınızda değer kaybı meydana gelecektir. Aracın geçmişte hiçbir hasar kaydının bulunmadığını, herhangi bir parçasının daha önceden boyanmamış olduğunu ve hatasız emsallerinin 250.000,00 TL civarında satıldığını varsayarsak, bir yanı komple (dört parçası) boyanmış ve artık hasar kaydı oluşmuş bir aracın en fazla 240.000,00 TL tutarına satılabileceği değerlendirilmelidir. Bu durumda gerçek değer kaybının en az 10.000,00 TL olduğu görülmektedir.


Değer kaybı zararınız karşı araç sahibinin size vermiş olduğu maddi zarardır. Karşı araç sahibi zorunlu olmasının yanı sıra bu ve benzeri maddi yükümlülüklerin altına girmemek için kendi aracına Trafik Sigortası yaptırmaktadır. Dolayısıyla zararınızın kusurlu aracın Trafik sigortası tarafından karşılanması gerekir.


İşte sorun da tam olarak burada başlıyor, siz aracınızdaki gerçek değer kaybının 10.000,00 TL olduğunu biliyorsunuz ancak karşı aracın Trafik Sigortasına gerekli başvuruları yaptığınızda hesabınıza yatırılacak olan değer kaybı tutarı yine 3.000,00 TL olacak, çünkü sigorta şirketi ödemeyi yaparken *Trafik Sigortası Genel Şartlarında yer alan hesaplama yöntemine göre değer kaybınızı belirliyor olacak. Genel şartlarda “Araçta meydana gelen maddi hasarın, aracın rayiç bedelinin %2’sinin altında kalması halinde değer kaybı tazminatı araçta meydana gelen maddi hasar tutarını aşamaz.” denilmektedir.

*Trafik Sigortası Genel Şartlarının değer kaybı hesaplama yöntemine ulaşmak için lütfen tıklayınız.

Sonuç olarak bir mağduriyet ortaya çıkıyor. Gerçek değer kaybınız eksik ödenmiş oluyor, aradaki farkı karşı araç sahibi öderse o mağdur oluyor, çünkü tüm bu zararların karşılanması için aracına trafik sigortası yaptırmıştı. Karşı araç sahibi de ödemez ise siz mağdur oluyorsunuz.


Anayasa Mahkemesi’nin kararı tam olarak bu sorunun ortadan kaldırılmasını sağlıyor, amaç gerçek zararın ödenmesi ve bu zararın tespitinde borçlar kanununun ilkelerinin benimsenmesi.


Karar sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonu’na yapılan araç değer kaybı başvurularında Sigorta Hakemleri, bilirkişileri görevlendirirken ara kararlarında “Anayasa Mahkemesi’nin ilgili kararına atıfta bulunarak gerçek zararın tespit edilmesini talep ediyor. Bilirkişiler de kendilerine yapılmış olan görevlendirmelerde artık bu karara göre değer kaybı tespitini yapıyor. Öncelikle aracın hasarsız emsallerinin rayicini araştırıyor, ardından benzer onarımları görmüş araçların rayicini araştırıyor ve aradaki değer kaybını tespit ediyor. Sigorta Hakeminin nihai kararı ile uyuşmazlık dosyası çözümleniyor.

Ve bu sayede gerçek zarar karşılanmış oluyor.